SEARCH RESULT

Year

Subject Area

Broadcast Area

Document Type

Language

3 results listed

2019 İslam Teolojisinde Kutsal Kitap İnancı: Kutsal Metinlere Olan İhtiyacın Teolojik Temelleri

İnsana yüklenen görevin önemi dikkate alındığında, nübüvvetin Allah’ın insana verdiği en büyük lütuf olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda Allah Teâlâ, merhameti gereği insanları imtihanlarında yardımsız bırakmamış, onlara dünya ve âhiret mutluluğunu kazanmada rehberlik etmeleri için tarih boyunca çeşitli peygamberler ve ilahî kitaplar göndermiştir. Kur’an-ı Kerîm’de kitaplara iman inanç esasları arasında zikredilmiş, Allah’a imandan sonra, peygamberlere ve getirdikleri kitaplara aralarında ayrım gözetmeksizin inanmanın farz kılındığı bildirilmiştir. İslam âlimleri peygamberliği ve ilahî metinleri, insanlığın dünya ve âhiret mutluluğunu elde etmesi için gerekli görmüşler; bu gerekliliği de genelde insanın özelde aklın bütün alanları kapsama yetersizliğinden hareketle temellendirmeye çalışmışlardır. Özellikle insanların farklı yaratılışta olmaları, her şeyi gereği gibi anlamadaki acziyetleri, onları böyle düşünmeye sevk etmiştir. Buna bağlı olarak yaratıcıya karşı “kulluk” bilinciyle hareket edilmesi üzerinde durulmuş, Allah’ın rahmetinin bir gereği olarak, insanların ilahî metinlerle desteklendiği fikri genel kabul görmüştür. Bununla birlikte insanlık tarihinde birçokları Allah’a inandığını söylemekle birlikte peygamberlere ve kutsal kitap inancına kayıtsız kalabilmiştir. Bazıları inkârlarını farklı şekillerde ortaya koyarken, kimileri de aklın mutlak hakikate ulaşmada yegâne vasıta olduğunu iddia ederek, nübüvvet ve vahiy inancını açıkça inkâr edebilmiştir. Müslümanlar âlimler İslâm’ın ilk dönemlerinden itibaren nübüvvet ve vahiy reddedenlere karşı mücadele etmişler, hem fikrî ve hem de devlet düzeyinde cevaplar veren çalışmalar yapmışlardır. Bu çabalar, insanlığın ilahî vahye duyulan ihtiyaca dair aklî tartışmaların zeminini oluşturmuş, nakil ile de desteklenerek sağlam bir savunma metodu geliştirilmeye çalışılmıştır. Biz bu çalışmamızda İslam düşünce geleneğinde vahiy/kutsal kitap inancının nasıl temellendirildiği meselesini ele aldık ve tespit edebildiğimiz hususların genel bir değerlendirilmesini yaparak genel bir bakış açısı ortaya koymaya çalıştık.

International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD

Recep Önal

265 234
Subject Area: Social Sciences Broadcast Area: International Type: Oral Paper Language: English
2018 Osmanlı Devleti’nde Sünnî Düşüncenin Resmî İdeoloji Olarak Kabul Edilmesi Üzerine Bir Değerlendirme

Kuruluşundan itibaren Osmanlı Devleti’nin resmî din anlayışı, Sünnî İslam anlayışı çerçevesinde şekillenmiştir. Bu anlayış, Osmanlı topraklarında hâkim konumda olan biri Mâtürîdîlik diğer Eş‘arîlik olmak üzere Sünnîliğin iki ana damarı tarafından temsil edilmiştir. Osmanlıda Sünnî düşüncenin resmî din anlayışı olarak benimsenmesinde özellikle XV-XVI. yüzyıllarda yürütülen Şiî propagandası önemli rol oynamıştır. Bu yüzyıllar, Osmanlı resmî dinî ideolojisinin büyük değişim yaşadığı ve bu ideolojiye karşı muhalif birtakım dinî hareketlerin ortaya çıktığı bir dönemdir. Sünnî düşünceye karşı çıkan bu tür muhalif hareketin başında ise Şiîlik propagandası yürüten Safevîler ile Anadolu’daki Kızılbaşlık hareketi gelmektedir. Devletin ve toplumun yapısı ve inancı için bir tehdit olarak görülen bu eğilimlere karşısında Osmanlı Sultanları, devletin hem siyasî hem de dinî yapısında merkezîleşme eğilimi içerisine girmişler, bilhassa yıkıcı Şiî faaliyetleri karşısında devletin resmî ideolojisi olan Sünnîliği pekiştirmeye ağırlık vermişlerdir. Bu bağlamda Sünnîlik güçlendirilmeye çalışılmıştır. Bu durum Sünnîliğin daha da güçlenip devlet doktrini olarak öne çıkmasında önemli rol oynamıştır

International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD

Recep Önal

231 449
Subject Area: Social Sciences Broadcast Area: International Type: Oral Paper Language: English
2018 The An Evaluation On The Acceptance Of Sunnī Thought As Official Ideology in The Ottoman State

Since the foundation of the Ottoman Empire, the official understanding of religion has been shaped within the framework of Sunnī Islam. The Shīʿī propaganda carried out in the XV-XVI centuries played an important role in the adoption of the Sunnī thinking in the Ottoman Empire as an official understanding of religion. These centuries are during the time when the Ottoman official religious ideology has undergone great change and a number of oppositional religious movements have emerged against this ideology. At the beginning of this kind of opposition movement against the Sunnī idea is Shīʿism propaganda. In the face of these tendencies, which are seen as a threat to the structure of the state and the society and belief, the Ottoman Sultans tended to centralize both the political and religious structures of the state, especially in the face of the devastating Shīʿī activities they emphasized the government’s official ideology Sunnism.

International Congress of Human and Social Sciences Research
İTOBİAD

Recep Önal

210 174
Subject Area: Social Sciences Broadcast Area: International Type: Oral Paper Language: English